İçeriğe geç

Mescid-i Nebevi

Medine-i Münevvere'de Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bizzat inşa ettiği ve mübarek kabrini içeren mescit. Mescid-i Haram'dan sonra yeryüzünün ikinci en faziletli mescidi; bir namazın bin namaza eşit kılındığı mübarek mekân.

Mescid-i Nebevi'nin inşası

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicret edip (hicrî 1. yıl / m. 622) Kubâ'da kısa bir mola verdikten sonra Medine'ye girdi. Devesi Kasvâ'nın çöktüğü yer iki yetim kardeşe (Sehl ve Süheyl b. Amr) ait, hurma kurutulan bir arsa idi. Peygamberimiz bu arsayı bedel ödeyerek satın aldı ve oraya mescit ile bitişiğinde kendi mütevazı odalarını (hücreleri) inşa ettirdi.

Resûlullah (s.a.v.) bizzat sahabe ile birlikte taş ve kerpiç taşıyıp duvarları örerken şu beyti söylüyordu: «Allahım! Hayır, ancak âhiret hayrıdır; ensar ile muhâcire mağfiret et» (Buhârî, Salât, 48). İlk mescit son derece sadeydi: duvarları kerpiç, direkleri hurma kütüğü, çatısı hurma dallarıyla örtülmüş, zemini topraktı.

Mescid-i Nebevi'de namazın fazileti

Peygamberimiz (s.a.v.) buyurmuştur: «Şu benim mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır» (Buhârî, Cuma, 1; Müslim, Hac, 506). Yine: «Yalnız üç mescide (ibadet maksadıyla) sefer (yolculuk) yapılır: Mescid-i Haram, benim şu mescidim ve Mescid-i Aksâ» (Buhârî, Mesâcid, 1; Müslim, Hac, 511). Bu sebeple Medine'ye gelen her Müslüman, vakit namazlarını mümkün olduğunca Mescid-i Nebevi'de cemaatle kılmaya gayret eder.

Ravza-i Mutahhara

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir» (Buhârî, Fadlu's-Salât fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne, 5; Müslim, Hac, 502; Ebû Hüreyre (r.a.)'dan). Bu mübarek bölgeye Ravza-i Mutahhara (Tertemiz Bahçe) denir. Hücre-i Saâdet ile mihrab ve minber arasında kalan, halı rengiyle (yeşil tonlarıyla) işaretlenmiş bu alanda iki rekât namaz kılmak ziyaretin en faziletli amellerindendir. Kalabalık nedeniyle nöbet sistemi uygulanır; sabırla beklemek de aynı şekilde sevap kazandırır.

Hücre-i Saâdet ve Yeşil Kubbe

Peygamberimiz (s.a.v.) hicretten 11 yıl sonra (h. 11 / m. 632) Rebîülevvel ayında, eşi Hz. Âişe'nin (r.a.) odasında vefat etmiş ve aynı odaya defnedilmiştir. Yanı başında Hz. Ebû Bekir Sıddîk (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a.) medfundur. Bu mübarek mekâna Hücre-i Saâdet (Mutluluk Odası) denir. Üzerindeki kurşun renkli kubbe Memlûk Sultanı Kâ'itbay döneminde (h. 887 / m. 1482) bugünkü kubbe formuna kavuşmuş, Osmanlı Sultanı II. Mahmud döneminde (h. 1253 / m. 1837) yeşile boyanmıştır. Bu sebeple bütün dünyada Kubbe-i Hadrâ (Yeşil Kubbe) olarak tanınır.

Ziyaret adabı

Mescid-i Nebevi'yi ziyaret eden Müslümanın uyması tavsiye edilen edebler:

  • Mescide sağ ayakla ve «Allâhümme'ftah lî ebvâbe rahmetik» duasıyla girmek.
  • Önce iki rekât tahiyyetü'l-mescid namazı kılmak.
  • Sonra Ravza-i Mutahhara'da nâfile namaz kılmak ve dua etmek (mümkün olduğunca).
  • Edeb ve sükûnet içinde, sesi yükseltmeden Hücre-i Saâdet'in karşısına geçmek.
  • Sırasıyla Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.), Hz. Ebû Bekir (r.a.)'a ve Hz. Ömer (r.a.)'a selâm vermek.
  • Kabre dokunmamak, etrafında tavaf etmemek, secde etmemek; Peygamberimiz: «Allahım! Benim kabrimi tapılan bir put haline getirme» diye dua etmiştir (Mâlik, Muvatta', Kasrü's-salât, 85).
  • Mescid-i Nebevi'nin ardından Cennetü'l-Bakî kabristanını, Mescid-i Kubâ'yı, Mescid-i Kıbleteyn'i ve Uhud şehidliği'ni ziyaret etmek de sünnettir.

Mescid-i Kubâ ve Cuma günü ziyareti

Medine'nin güneyinde bulunan Mescid-i Kubâ, Peygamberimiz'in (s.a.v.) hicret esnasında Medine'ye girmeden önce inşa ettiği ilk mescittir. Allah Teâlâ bu mescit hakkında: «İlk günden takvâ üzerine kurulan bir mescit (Mescid-i Kubâ) içinde namaz kılman elbette daha doğrudur» buyurmuştur (Tevbe 9/108). Peygamberimiz (s.a.v.) Medine'de iken her Cumartesi binitiyle veya yürüyerek Kubâ'ya gider ve orada iki rekât namaz kılardı (Buhârî, Fadlu's-Salât, 2). Buyurmuştur ki: «Kim evinde güzelce abdest alır, sonra Mescid-i Kubâ'ya gelir ve orada iki rekât namaz kılarsa, ona bir umre sevabı vardır» (Nesâî, Mesâcid, 9). İlgili: Kâbe ve Mescid-i Aksa.

Sıkça sorulan sorular

Mescid-i Nebevi'de namaz kılmanın fazileti nedir?
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Şu benim mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır» (Buhârî, Cuma, 1; Müslim, Hac, 506). Bu yüzden Medine-i Münevvere'ye gelen her Müslüman, vakit namazlarını mümkün olduğunca Mescid-i Nebevi'de cemaatle kılmaya gayret eder.
Ravza-i Mutahhara nedir?
Peygamberimiz (s.a.v.): «Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir» buyurmuştur (Buhârî, Fadlu's-Salât fî Mescidi Mekke ve'l-Medîne, 5; Müslim, Hac, 502). Bu mübarek bölgeye «Ravza-i Mutahhara» (Tertemiz Bahçe) denir. Hücre-i Saâdet ile mihrab/minber arasında kalan, halı rengiyle (yeşil) işaretlenmiş bu alanda iki rekât namaz kılmak Mescid-i Nebevi ziyaretinin en faziletli amellerindendir.
Hücre-i Saâdet'i ziyaret adabı nasıldır?
Mescid-i Nebevi'ye girince önce «tahiyyetü'l-mescid» olarak iki rekât namaz kılınır. Sonra edeb ve sükûnet içinde, sesi yükseltmeden Hücre-i Saâdet'in karşısına geçilir. Önce Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) selâm verilir, sonra sırasıyla Hz. Ebû Bekir Sıddîk ve Hz. Ömer (r.a.) selâmlanır. Kabir etrafında tavaf etmek, kabre dokunmak veya şirk çağrıştıracak davranışlarda bulunmak câiz değildir; Peygamberimiz: «Allahım! Benim kabrimi tapılan bir put haline getirme» diye dua etmiştir (Mâlik, Muvatta', Kasrü's-salât, 85).
Mescid-i Nebevi ne zaman inşa edildi?
Mescid-i Nebevi, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Mekke'den Medine'ye hicretinin hemen ardından, hicrî 1. yılda (m. 622) inşa edilmiştir. Resûlullah (s.a.v.) Medine'ye girdiğinde devesi Kasvâ'nın çöktüğü yer iki yetim kardeşe (Sehl ve Süheyl b. Amr) ait bir arsa idi; bu arsa satın alınıp mescit inşa edildi. Peygamberimiz bizzat sahabe ile birlikte taş ve kerpiç taşıdı. Halife Velîd b. Abdülmelik döneminden başlayarak Osmanlı ve Suudi dönemlerinde defalarca genişletilmiş; bugün milyonlarca hacı ve umrecinin aynı anda namaz kılabildiği bir büyüklüğe ulaşmıştır.

İlgili konular