İçeriğe geç

Mescid-i Aksa

Müslümanların ilk kıblesi, üçüncü haremi ve Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) İsrâ ve Mi'rac mucizesinin yeryüzü ayağı. Kudüs'teki Harem-i Şerîf'in merkezindeki bu mübarek mescit, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi'nin ardından İslâm'ın üç mukaddes mescidinden biridir.

İsrâ sûresi ve mübarek beldenin fazileti

Yüce Allah Kur'an-ı Kerîm'de Mescid-i Aksâ'yı «çevresi mübarek kılınan mescit» olarak nitelendirir: «Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şanı yücedir. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir» (İsrâ 17/1). Bu mübarek toprak, peygamberler diyarıdır: Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Zekeriya ve Hz. Yahya aleyhimüsselâm gibi pek çok nebî bu beldelerde yaşamış ve tebliğde bulunmuştur.

İsrâ ve Mi'rac mucizesi

Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl önce Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir gece Mekke'deki Mescid-i Haram'dan Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'ya götürüldü; buna İsrâ denir. Mescid-i Aksâ'da peygamberlere namaz kıldırdı; sonra oradan göklere yükseltildi ve Sidretü'l-Müntehâ'ya kadar ulaştırıldı; buna Mi'rac denir. Bu mübarek yolculukta beş vakit namaz farz kılınmıştır (Buhârî, Salât, 1; Müslim, Îmân, 259). Mi'rac mucizesi her yıl Recep ayının 27. gecesinde Müslümanlar tarafından idrak edilir.

İlk kıble

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ve sahabe Mekke döneminde ve Medine'ye hicretten sonra yaklaşık 16-17 ay boyunca Beytülmakdis'e (Mescid-i Aksâ'ya) yönelerek namaz kıldılar. Sonra Yüce Allah kıbleyi Kâbe'ye çevirmek üzere şu âyeti indirdi: «(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu görüyoruz. Şimdi, hoşnut olacağın bir kıbleye seni döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir»(Bakara 2/144). Mescid-i Aksâ böylece «ilk kıble» (ûlâ'l-kıbleteyn) unvanını kazandı.

Üç mescide yolculuk hadisi

Peygamberimiz (s.a.v.) Mescid-i Aksâ'nın İslâm'daki müstesna yerini şu hadisle belirlemiştir: «Yalnız üç mescide (ibadet maksadıyla) sefer (yolculuk) yapılır: Mescid-i Haram, benim şu mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Mescid-i Aksâ» (Buhârî, Mesâcid, 1; Müslim, Hac, 511; Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)'dan). Buna göre Mescid-i Aksâ, ibadet niyetiyle yolculuk yapılabilecek üç mescitten biri olarak İslâm'ın üçüncü harem-i şerifidir.

Mescid-i Aksâ ve Kubbetü's-Sahra

Kudüs'teki Harem-i Şerîf, yaklaşık 144 dönümlük geniş bir alandır ve içinde iki temel yapı bulunur:

  • Kıble Mescidi: Harem-i Şerîf'in güneyinde, kurşun kubbeli; halen Cuma ve cemaatle namaz kılınan asıl mescittir. Emevî halifesi Velîd b. Abdülmelik döneminde inşa edilmiştir.
  • Kubbetü's-Sahra: Halife Abdülmelik b. Mervân tarafından h. 72 (m. 691) yılında, Peygamberimiz'in (s.a.v.) mi'raca yükseldiği Muallak Taşı üzerine inşa edilen, altın kaplama kubbeli yapı. Mescid-i Aksâ'nın simgesi hâline gelmiştir.

«Mescid-i Aksâ» tabiri dar manada Kıble Mescidi'ni; geniş manada ise Harem-i Şerîf'in tamamını (Kubbetü's-Sahra dâhil tüm sur içi alanı) ifade eder.

Kudüs'ün fethi ve Osmanlı dönemi

Kudüs, Hz. Ömer (r.a.) döneminde h. 15 (m. 638) yılında fethedildi. Halife Hz. Ömer bizzat şehre girdi ve patrik Sophronios'tan anahtarı aldı. Hıristiyan ahaliye can, mal ve mâbedlerine dokunulmayacağı garantisini veren meşhur Ömer Ahidnâmesi (Uhde el-Ömeriyye) imzalandı. Selâhaddîn-i Eyyûbî 1187'de Hıttîn Savaşı'nın ardından şehri Haçlılardan geri aldı. Yavuz Sultan Selim Han 1517'de Kudüs'ü Osmanlı topraklarına kattı; Kanûnî Sultan Süleyman da Kudüs surlarını günümüze kadar ayakta kalan şekliyle yeniden inşa ettirdi.

Bugün Mescid-i Aksâ'yı ziyaret

Müslümanlar gücü yetenlerin Mescid-i Aksâ'yı ziyaret etmesini, en azından gönlünde bu kutsal mekânı canlı tutmasını teşvik eder. Peygamberimiz (s.a.v.) Meymûne (r.a.)'ya buyurmuştur: «Ona (Mescid-i Aksâ'ya) gidin ve içinde namaz kılın; gidemiyorsanız kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı gönderin» (Ebû Dâvûd, Salât, 14). İlgili konular: Kâbe ve Mescid-i Nebevi.

Sıkça sorulan sorular

Mescid-i Aksa Müslümanlar için neden mukaddestir?
Mescid-i Aksa üç sebeple mukaddestir: (1) Müslümanların ilk kıblesidir; hicretten sonra yaklaşık 16-17 ay boyunca Müslümanlar bu mescide yönelerek namaz kılmıştır. (2) Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) İsrâ ve Mi'rac mucizesinin yeryüzü ayağıdır: «Bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi gösterelim diye kulunu Mescid-i Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ'ya götüren Allah'ın şanı yücedir» (İsrâ 17/1). (3) Sefere çıkılabilecek üç mescidden biridir.
Üç mescide yolculuk hadisi nedir?
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: «Yalnız üç mescide (ibadet maksadıyla) sefer (yolculuk) yapılır: Mescid-i Haram, benim şu mescidim (Mescid-i Nebevi) ve Mescid-i Aksâ» (Buhârî, Mesâcid, 1; Müslim, Hac, 511). Bu hadise göre ibadet niyetiyle yolculuk yapılabilecek mescit sadece üç tanedir; bunlardan üçüncüsü Kudüs'teki Mescid-i Aksâ'dır.
Mescid-i Aksa ile Kubbetü's-Sahra arasındaki fark nedir?
Kudüs'teki Harem-i Şerîf, yaklaşık 144 dönümlük geniş bir alandır ve içinde iki temel yapı bulunur: (1) Kıble Mescidi (Mescid-i Aksâ): Harem-i Şerîf'in güneyinde yer alan, kurşun kubbeli büyük cami; tarihsel olarak namaz kılınan asıl mescit. (2) Kubbetü's-Sahra: Halife Abdülmelik b. Mervân tarafından h. 72 (m. 691) yılında, Peygamberimiz'in (s.a.v.) mi'raca yükseldiği Muallak Taşı üzerine inşa edilen altın kubbeli yapı. Aslında «Mescid-i Aksâ» tabiri, Harem-i Şerîf'in tamamını kapsayan geniş manada da kullanılır.
Mescid-i Aksa'da namaz kılmanın fazileti nedir?
Peygamberimiz (s.a.v.) Mescid-i Aksâ'da namaz kılmanın faziletini şöyle belirtmiştir: «Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz başka mescitlerde kılınan yüz bin namaza, benim mescidim (Mescid-i Nebevi)'de kılınan bir namaz bin namaza, Mescid-i Aksâ'da kılınan bir namaz ise beş yüz namaza eşittir» (rivayetler farklılık gösterir; bu sayılar büyük muhaddisler tarafından da nakledilmiştir). Hz. Süleyman'ın (a.s.) mâbedi de bu mübarek toprakta inşa edilmişti.

İlgili konular